İstenen erken seçim mi sistem değişikliği mi?

0
107

HDP’nin sine-i millete dönme yerine erken seçim çağrısı yapması Türkiye’de gündemi birden değiştirmiş görünüyor. Şimdi herkes erken seçim olur mu sorusunu tartışıyor.

Olur mu?

Mesela CHP erken seçim istemiyor. Öyle bir talebi yok. “Seçim olursa hazırız” demekle yetiniyor.

Ama bu CHP’nin ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedefe konmasına engel değil. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan en üst perdeden eleştiriyor Kılıçdaroğlu’nu. “Külliye’ye çıkan CHP’li” tartışmasını iyice köpürtüyor Erdoğan. 

“Ben Cumhurbaşkanlığından istifa ederim” diyor, “şayet benim böyle bir görüşme yaptığımı ispatlayabilirsen.” Bununla yetinmiyor soruyor Erdoğan: “Şayet ispatlayamazsan sen CHP Genel Başkanlığı koltuğunu bırakacak mısın?” 

Erdoğan’ın eksik bıraktığını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tamamlıyor: “CHP Genel Başkanı uzun zamandır zıvanadan çıkmış, zırvada rekorlar kırmıştır. Kontrolü hepten kaybetmiştir. Normal zamanında yapılacak genel seçimleri öne çekmek amacıyla muhtelif ülkelerdeki muhalefet yöntemlerini sert ve hakaretamiz bir üslupla Türkiye’ye taşımıştır.”

CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun talebi bir erken seçim değil. İYİ Parti de erken seçimi dillendirmiyor. Yeni kurulacak partiler henüz o noktada değiller.

Hal böyleyken, HDP’nin erken seçim çağrısı yapması neden siyaset meydanını bu kadar karıştırdı?

Kaldı ki muhalefetin seçim istemesi ile seçim yapılmaz. Seçim kararını ya Erdoğan ya da Meclis verir. 

Geçmiş tecrübelerden biliyoruz. Erdoğan en çok kime saldırıyor, hangi konuyu sert bir üslup ile dile getiriyorsa bir süre sonra ya o kişiyle işbirliği yapacaktır ya da o konuda bir karar verecektir.

Erdoğan’ın ağzından erken seçim lafı çıkmadığına göre, o konuda bir karar alacağını düşünmek gerekmiyor.

Öyleyse Erdoğan’ın aklında ne olabilir?

Yeni bir sistem arayışı

Mevcut duruma baktığımızda bir sıkışmışlık hali var. Yerel seçimlerle birlikte toplum hızla AK Parti’den uzaklaşıyor. Gidişattan memnun olmadığını gösteriyor. Ama henüz birilerinin peşine de takılmış değiller.

Mevcut durumdan, ekonomiden ve gidişattan memnun olmadıklarını ifade ediyorlar şimdilik. Erdoğan bunu görüyor.

Bir başka sorun daha var. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olmadı. Eski yapı yıkıldı ama yerine yeni yapı kurulamadı. Ne devlet kurumları ne de siyasi yapılar buna uyum sağlayabilmiş değiller. Esasen ortada uyum sağlanacak bir yapı da yok. Bir yapı kurulamadı.

Öyle olunca devleti yönetmek, milletin taleplerine cevap üretebilmek de mümkün değil.

Kaçınılmaz olarak yeni bir sistem arayışı gündeme geliyor.

AK Parti ve Erdoğan bu yeni sistemi MHP ile kuramaz. Burada tek muhatap CHP. AK Parti ile CHP bir anlayış birliğine varırsa o zaman yeni bir sisteme geçilebilir.

Galiba Erdoğan’ın istediği de bu. 

MHP buna itiraz ediyor. Devlet Bahçeli o yüzden Kılıçdaroğlu’nu seçim istemekle suçluyor ve milli güvenlik sorunu olarak görüyor. 

Sistem değişebilir mi?

Evet değişebilir. Esasen bunun için Erdoğan’ın ilk aşamada Kılıçdaroğlu ile uzlaşmasına bile gerek yok. Anayasa ya da yasa değişikliğine ihtiyacı olmadığı gibi.

İsterse Erdoğan bir kararname ile Başbakanlık sistemini yeniden kurabilir. Eskiden olduğu gibi Meclis’e dayalı bir Hükümet Sistemini ihdas edebilir. Bunun için sadece bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesine ihtiyacı var.

O kararname Meclis tarafından reddedilir, o kararnamenin uygulanmasını önleyen bir kanun çıkarılırsa Erdoğan istediğini yapamaz. Allah aşkına Meclis böyle bir kararnameyi neden geri çevirsin? Kendisine gelen yetkiyi milletvekilleri geri çevirmez.

Erdoğan siyasette geri adım atmayı sevmeyen biri. Bu isteğin toplumsal bir talebe dönüşmesini ister. İYİ Parti’nin bu konudaki çıkışları yeterli değil. CHP’nin bu yönde talepte bulunması değil belki ama bir atmosfer oluşturması gerekiyor.

Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’ndan beklediği böyle bir şey olsa gerek.

Tartışma bir erken seçimi değilse de; sistem değişimini gündeme getirebilir.

Celal KAZDAĞLI

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz